[CeLeBiYiZ.BiZ] iletiler

By yakbiyik

From: “RhSn” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 10:07 am
Subject: Sağlık Karnesi uygulamaları ile ilgili iki yeni yönetmelik hk.


1. Yönetmelik; Bağ-kur sigortaları, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu eş, çocuk, ana ve babalarını

2. Yönetmelik; Emekli ve malulluk aylığı bağlanmış olanlarla bunların bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin;

 ”Muayene ve tedavi başvurularında SAĞLIK KARNESİ yerine T.C. KİMLİK NO.’lu NÜFUS CÜZDANLARININ ibraz edilmesini yeterli kabul eder.” denilmektedir.

İyi çalışmalar,

 

 

 

1.YÖNETMELİK 

5 Nisan 2008 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 26838

YÖNETMELİK

             Sosyal Güvenlik Kurumundan:

BAĞ-KUR SAĞLIK SİGORTASI YARDIMLARI YÖNETMELİĞİNDE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

             MADDE 1 –  3/8/2005 tarihli ve 25895 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliğinin 12 nci maddesinin başlığı “Sağlık Karnesi verilmesi için gereken belgeler” olarak değiştirilmiş ve anılan maddenin birinci fıkrasında geçen “ve vize edilmesi” ifadesi madde metninden çıkartılmıştır.

          MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

          “Kurum; sigortalılar, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanlarla bunların kanunen bakmakla yükümlü oldukları eş, çocuk, ana ve babaları ile haksahibi olarak aylık alan eş, çocuk, ana ve babaları için, muayene ve tedavi başvurusunda, sağlık karnesi yerine T.C. Kimlik Numarası bulunan nüfus cüzdanlarının ibraz edilmesini yeterli kabul eder.”

          MADDE 3 –  Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

          MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.

 

 

 

 

2.YÖNETMELİK 

5 Nisan 2008 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 26838

YÖNETMELİK

                Sosyal Güvenlik Kurumundan:

EMEKLİ VE MALULLÜK AYLIĞI BAĞLANMIŞ OLANLARLA, BUNLARIN

KANUNEN BAKMAKLA YÜKÜMLÜ BULUNDUKLARI AİLE FERTLERİ,

DUL VE YETİM AYLIĞI ALANLARIN MUAYENE İLE TEDAVİLERİ

HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

             MADDE 1 – 6/9/2003 tarihli ve 25221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Emekli ve Malullük Aylığı Bağlanmış Olanlarla, Bunların Kanunen Bakmakla Yükümlü Bulundukları Aile Fertleri, Dul ve Yetim Aylığı Alanların Muayene İle Tedavileri Hakkında Yönetmeliğin 46 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

             “Emekli, malullük ve vazife malullüğü aylığı alanlarla bunların kanunen bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri ve dul ve yetim aylığı alanların muayene ve tedavi başvurusunda, sağlık karnesi yerine T.C. Kimlik Numarası bulunan nüfus cüzdanlarının ibraz edilmesi yeterli kabul edilir.”

             MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

             MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.


From: “sevdiye girgin” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 10:28 am
Subject: Re: [CeLeBiYiZ.BiZ] iletiler
iyi günler unutulan banka hesapları ile ilgili yazıyı arıyorum elinde olan varsa gönderebilirmi teşekkürler.


From: “Elif SELÇUK” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 10:45 am
Subject: Re: [CeLeBiYiZ.BiZ] Kars kalesi
kars lı biri olarak, çok beğendim, elinize sağlık :)

From: “derya” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 10:49 am
Subject: metin aksoy <> KANDIRILDIK!
metin aksoy <>
Date: Sun Apr 6, 2008 8:03 pm
Subject: KANDIRILDIK!
 
Metin bey
sihirli deyneği olan bir askermi bekliyorduk.
Bu başımızdaki basiretsizler bize öyle bir hale getirdiki
darbe canlısı bir millet olduk çıktık.Ama onunda bir uslubu var ,oluşması gereken şartlar var.Sözde demokrasimiz takır takır işlerken!! (%47)
Bu cahil halk açlıktan memnun!! memleketin satılışından bir haberken!! , Bir takım milliyetci insanın mitingleri dinsizlik ve particilik olarak nitelenditiliyorken ,abd artık içişlerimize de karışıyorken ve bütün dünyanın topraklarımız üzerine hala ağzı sulanıyorken ,
Söylermisiniz Büyükanıt Paşa ne yapsa daha doğru olur acaba ??
Ben söyleyeyim mi ? Bence topyekün bütün dünya ya savaş açsın bizde kurtulalım !!!!!
 
 
ASKERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTAN VAZGEÇMEYELİM …ONLAR BİZE SAHİP ÇIKACAKLAR EMİN OLUN !
 
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !!
 
Derya  Tosun

From: “Yavuz Gürman” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 11:28 am
Subject: saç dökülmesi
Sayın Berna Hanım
Geçtiğimiz yıllarda benimde başıma bu bölgesel saç dökülmesi olayı geldi. Stresten kaynaklandığı söylendi. Tedavisi biraz yaksada sarmısakla oluyor. Benim başımda kelleşen yeri kızarıp hafif kanayana kadar bir kuru bez parçası ile ovup üzerine 1 diş sarmısağı ortasından ikiye bölüp sürdüler. Günde 1 kez birkaç gün uyguladık. (Hakikatten yakıyor). Şükür bir problemim kalmadı 1 ay içinde saçlarım yerine geldi. Geçmiş olsun dileklerimle.


From: “halim ilgen” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 11:34 pm
Subject: Re: Türkiyede kullanılan ilk bilgisayar.
1976-79 yıllarında ODTÜ de okuyorkene orada da buna benzer (muhtemelen daha gelişmişidir arada 16 yıl var çünki) bir bilgisayar vardı.Bize de bilgisayar dili olarak FORTRAN-4 öğretmişlerdi.Yeri gelir delgi makinalarında epey bir sıra beklerdik.Zaman zaman delgi kartları için zaman zaman da bilgisayardan çıkan kağıt için küçük ama uzun döngülü programlar yazardık.O zamanlar alt sınıflara belli sayıda kart verirlerdi.Hatta bir seferinde yazdığım program kartlarının üzerine "each cart is 75 krş." diye yazarak kızmışlardı(herhalde fazlaca kullanmışım..Haa bu arada bu cihazlar apayrı bir binadaydı..:-D. Bilgisayar binası deniyordu). Zannedersem şu anda elimizde bulunan en basit cihaz bilem bunlardan akıl ötesi hızlı ve   kapasitelidir..Hoş bir nostalji oldu benim için...ODTÜ'nün son zamanlarını bilen arkadaşım varsa bu binanın durup durmadığını bildirirmi ki??
 

 

From: “Emine Ceylan” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 11:29 am
Subject: TARİHTEN İLGİNÇ GERÇEKLER 31

ŞAŞIRTAN DEVRİM

Herkes Şaşırmıştı
1917-22, Rusya

Rusya’daki Bolşevik devrimi herkesi şaşırtmıştı. Fransa, İngiltere ve ABD, Lenin ve Bolşeviklerin Rus hükümetinin başına dert olacağını tahmin ediyorlardı. Mart ayında Çarı tahttan indiren Kerensky hükümetini devamlı uyarıyorlar, Lenin’in bulunup öldürülmesinin en iyisi olacağını tekrarlıyorlardı. Ama asla Lenin’in devrim yapıp Petrograd ve Moskova’yı ele geçireceğini düşünmüyorlardı.

Müttefiklere gelince, bu tam bir felaketti. Rusya, dört yıl boyunca milyonlarca Alman, Avusturyalı ve Türk askeri yutan bir cephe oldu. Çarı desteklemek için Murmansk üzerinden, Pasifik yoluyla Sibirya’nın doğu kıyılarına gemiler ulaştı. Çar düştükten sonra Kerensky’ye savaşta kalması için daha fazla destek vaat edildi ve 1917 yazında üç büyük Müttefik devlet silah ve cephaneyle beraber asker de gönderdi. Lenin başa geçtiğinde tüm Müttefik güçlerin derhal Rus topraklarından çıkmalarını istedi. Böylece yeni bir savaş başladı.

Batı ve Sovyetler Birliği arasındaki ilişkinin 1917-22 yılları arsında nasıl olduğu pek az bilinir. Aslında bu, Müttefiklerin kaybettiği bir savaştır.

İngiltere ve Fransa batıda çok daha büyük bir savaşın için deyken Rusya’yla bir savaşa girişmeleri çelişkili bir durumdur. En basit açıklama ise, Rusya’ya zaten yüzlerce milyon dolarlık askeri malzeme ve asker gönderilmişken bunların değerlendirilmek istenmesi olabilir. Aslında hazır Rusya savaştan çekilmişken o malzeme Batı cephesine gönderilmeliydi. Bazı Çar yanlıları, Kerensky yanlıları, savaş uzmanları ve milliyetçi gruplar Lenin’e karşı çıktılar, hepsi de tasfiye edildiler.

Churchill’e göre, eğer önlem alınmazsa Bolşevikler tüm dünyaya yayılabilirdi. Böylece Batılı Müttefikler harekete geçti. Harekete geçmek iyi bir fikir gibi görünüyordu ama plansız bir şekilde ve sorumluluk alma konusunda pek heves duyulmadan işe girişilmişti. Ancak Lenin’in işini bitirme girişimi başarısız oldu.

On binlerce İngiliz, Fransız ve Amerikan askeri Ortadoğu ve Pasifik yoluyla Murmansk’a geldi. Ancak hiçbirinin malzemeye göz kulak olmak dışında belli bir görevi yoktu. Bu arada Kızıl Ordu’nun başındaki Troçki cepheden cepheye koşuyor, başarılı savaşlar çıkarıyordu. Bir yandan Moskova’yı almaya çalışırken bir yandan da Urallar’da operasyonlar yapıyordu. Ukrayna’daki Alman güçlerine ve Batı İttifakına karşı isyanlar örgütlüyordu.

1918 Kasımında ateşkes imzalanmasından sonra Rusya’da asker tutmak anlamsız bir hale gelmişti. Almanya kaybetmiş ve antlaşmaya göre askerlerini sınırlarının gerisine çekmek zorunda kalmıştı. Bu, Ukrayna’dan da çekilmesi anlamına geliyordu. Churchill o sırada artık İngiltere yönetiminde değildi ve batıda savaşın sona ermesi üzerine Baltık Denizi ve Karadeniz üzerinden Rusya’ya asker gönderilmesi konuşuluyordu.

Belli bir plan olmaksızın Rusya’yı Kızıl ve Beyaz hükümet olarak bölmeye çalışmak pek işe yaramadı. Dahası Lenin’e kuşaklar boyu etkisini gösterecek Batı karşıtı bir propaganda yapmak için malzeme verdi.

ÇEŞİTLİ MAKALELERDEN ALINTIDIR.


From: zeki özen <>
Date: Mon Apr 7, 2008 12:14 pm
Subject: Berna Yenisey’e saçkıran hakkında.
Berna Hanım Öncelikle kızımıza geçmiş olsun dileklerimi iletirim ve hiç üzülmemesini söylemek isterim. Aynı olaylar 1988 yılında benim de başıma gelmişti, hatta benim kirpiklerim ve kaşlarımda dökülmüştü. 1989 yılında Ankara Hacettepe HAstanesinde görev yapan şimdi adını tam hatırlıyamıyorum ama kısaca Ayvaz Hoca diye aklımda kalmış. Hocamın teorisine göre ana sebep stress, stress nedeniyle vücuttaki çinko miktarında azalma oluyor ve bu nedenle saç dipleri beslenemediğinden dökülme oluyor. Sarmısak sürmeyle ilgili verilen örneklere bakınca o yöntemlerin hepsini uyguladım ancak yüzümde yaralar oluşmasından başka netice vermedi. Şu anda piyasada bulunan çinko hapları (ki o dönemde yoktu Hacaettepede Ayvaz Hoca kendisi yapıyordu) yanında E vitamini ve balık yağı destekli tedavi uygulanınca 1 hafta-10 gün içerisinde önce beyaz renkte olmak üzere kıllar yeniden çıkmaya başlıyor. Ama burada moral çok önemli ben o yıllarda tedavi için hocanın yanına gittiğimde bir bayan (o dönem ne kaşım ne kirpiğim vardı) kendisini nasıl bulduğumu sordu bende çok güzel görünüyorsunuz dedim. Bana üzülmememi kendisinin bir bankacı olarak aynı şeyleri yaşadığını ve bir zamanlar banka müşterilerinin yüzüne bakamadığını ama şimdi iyileştiğini benimde kısa zamanda düzeleceğini söyledi. Sarmısak konusunda kimseyi eleştirmek istemiyorum çünkü aynı şeyleri bende denedim. Hatta berberlerin kendi yaptıkları merhemleri dahi denedim alternatif olarak. Sadece yüzümde ve kafamda yaralarla daha beter bir psikolojiyle gezdiğimden kimsenin başına gelmesini istemem.

From: “Emine Ceylan” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 11:31 am
Subject: POPÜLER ÜLKELER KISA TARİHİ 6

AZERBAYCAN

Azerbaycan, tarih sahnesinde M.Ö. 6. asırdan itibaren görülmeye başlar. Jeopolitik durumu itibariyle, devamlı istilalara uğramış ve çeşitli devletlerin hakimiyeti altında kalmıştır. Bu bölgede kurulan ilk devlet, Ahameni Komutanı Sahrap Atropates’in temellerini attığı krallıktır. Atropates Krallığının ismi zamanla değişikliklere uğramış, Sasanilerce Azurbeycan, Süryanilerce Azerbaigan olarak isimlendirilmiştir. Türkler ve İranlılar ise bölgeye Azerbaycan ismi vermişlerdir.

Atropetes Krallığından sonra bölgeye sırasıyla Selevkoslular, Ermeniler, Romalılar ve Sasaniler hakim olmuşlardır. Türklerin buraya esaslı yerleşmeleri M.S. 4. ve 5. asırlarda olmuştur. Daha sonra Sasani Hükümdarı Nuşirevan bölgeye İranlıları yerleştirme politikasını takip etmiştir. Yedinci asırdan itibaren büyümeye başlayan İslam devleti Azerbaycan’ı fethe başladı. Bu fetih hareketi, 643′te bölge tamamen Müslümanların hakimiyeti altına geçmesiyle tamamlandı.

Daha sonra Abbasiler burayı Türk emirler vasıtasıyla idare ettiler. Abbasi Devletinin yıkılmasıyla, bu topraklarda birtakım yerli hanedanlar beylik kurdular. Yedinci asırdan itibaren Selçuklu Akıncıları Azerbaycan’a girdiler. Fakat burada kesin bir hakimiyet tesis edemediler.

1015-1016′dan sonra buraya Oğuz boyları yerleşmeye başladı. 1043 senesinde Tuğrul Bey, amcası ve amcaoğlunu buraya fethe gönderdiyse de, Bizanslılarla uzun süren çarpışmalardan bir netice alınamadı. Azerbaycan’ın kesin Selçuklu hakimiyeti altına girmesi Sultan Alparslan devrinde olmuştur.

Azerbaycan, 12. ve 13. asırlar arasında Atabegler ve Harezmşahların hakimiyeti altına girdi. Daha sonra Moğollar, bölgeye 1320′de girmeye başladı. Cengiz’in burada hakimiyeti kısa sürdü, Cengiz’in ölümünden sonra Azerbaycan Cuci milletinin istilasına uğradı. Onlardan sonra İranlıların hakimiyetine giren Azerbaycan, bir süre sonra da Altınordu Devletinin hakimiyetine girdi.

On altıncı asrın ilk yarısına kadar bu istilalar devam etti. Azerbaycan’a ilk Osmanlı seferi ise 16. asırdan itibaren başladı. Yavuz Sultan Selim Han Safevilerle olan savaşları esnasında, 1514′te Tebriz’i aldıysa da, şehir tekrar Safevilerin eline geçti. 1534′te Kanuni Sultan Süleyman Han Tebriz’i aldı ve ertesi sene bütün Azerbaycan’ı fethetti. 1555′te çıkan karışıklık sonucu Azerbaycan tekrar Safevilere bağlandı. Sultan Üçüncü Murad Han devrinde tekrar Osmanlıların eline geçti.

1539′dan sonra Azerbaycan’da muhtelif hanlıklar kuruldu. Bunlarda kargaşalık; 19. asra kadar devam etti. Bu asırda bazı kalkınma hareketleri başladıysa da, sonuçları ancak 20. asrın başlarında görüldü. Nihayet, 28 Nisan 1920′de kızılordunun istilası ile Sovyet rejimi ilan edildi. Azerbaycan bugünkü statüye gelene kadar, Gürcüler-Ermeniler ile birlikte Kafkasya federasyonu şeklinde idare edildi.

5 Aralık 1936′da topraklarının bir kısmı Ermenilere bir kısmı da Gürcülere verildi. Böylece Kafkasya’da kalan Azerbaycan toprakları üzerinde Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan olmak üzere Rusya’ya bağlı üç cumhuriyet kuruldu.

Komünistlerin istilası sırasında, milletin arasına bozuk fikirler yerleşmeye başladı. Bu arada İslamiyeti bozucu, reformist fikirler de gelişti. Millet, bu reformistler ile komünistler arasında şaşırdı ve komünizme karşı yapılan başkaldırmalar başladı. Ancak bunlar her defasında çok kanlı olarak kızılordu tarafından bastırıldı. Komünistlere karşı 56 şiddetli isyan olmuştur.

1989′da Rusya’da başlayan Glasnost ve Prestroika politikası ile Kuzey Azerbaycan’da maddi ve manevi değerlere dönüş başladı. Ermenilere verilen bölgeleri geri almak için ayaklanmalar oldu. 1990′da bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyetine giren Kızılordu, ülkeyi baştan başa kana buladı.

Sovyetler Birliği, bir süre bağımsızlığını ilan etmeye çalışan cumhuriyetlerine karşı baskısını sürdürdü ise de, Ağustos 1991′de Azerbaycan, Letonya, Estonya ve Litvanya bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bunları diğer Türk devletleri takip etti. Azerbaycan ile Ermenistan arasında Karabağ yüzünden çıkan savaş devam etmektedir. 1992 ortalarında yapılan seçimleri kazanan Halk Cephesi lideri Ebulfeyz Elçibey devlet başkanı oldu.

ÇEŞİTLİ MAKALELERDEN ALINTIDIR.


From: nedim <>
Date: Mon Apr 7, 2008 12:35 pm
Subject: Kütüphanecilik mezunu bir arkadaşımızın başına gelenler.
 
 
From: Gulcan Er <>
Date: Sat Apr 5, 2008 7:19 pm
Subject: Re:kütüphane
Kütüphanecilik mezunu bir arkadaşımızın başına gelenler
 
Böyle bir ülkede emeklilik yaşı 65 olabilir mi? 9000 gün prim ödenmesi için kaç ömür gerekir?
Nedim
 


From: “Mustafa Ergevin” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 1:10 pm
Subject: ikinci eş indirimi
Trafik suçlusuna ikinci eş indirimi!  Hız sınırını aşan sürücü, "İki eşim var, İkinci eşime yetişmek için hız yapıyordum" deyince hakim ehliyetine el koymaktan vazgeçti  İskoçya'da hız sınırını iki kat aşan Müslüman restoran işletmecisi mahkemede, "İki eşim var, dinim gereği ikisini de mutlu etmek zorundayım. İkinci eşime yetişmek için hız yapıyordum" deyince hakim ehliyetine el koymaktan vazgeçti. Muhammed Enver, savunmasında eşlerinden birinin İskoçya'nın bir ucunda, diğerinin ise diğer ucunda yaşadığını belirterek dini gereği her ikisini de aynı ilgiyi göstermek zorunda olduğunu ve her gece birinin yanında kalması gerektiğini anlattı. Enver, olay sırasında hız yapma nedeninin de eşlerinden birine yetişme telaşı olduğunu belirterek ehliyetine el konulmamasını istedi. Hakim gerekçeyi yerinde görerek 50 km hız sınırı olan yolda 110 ile giden adama sadece 200 sterlin para cezası verdi.

 
From: “francoise_belek” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 1:20 pm
Subject: Ynt: [CeLeBiYiZ.BiZ] Kars kalesi
Eline saglik arkadasim cok guzel olmus!!

From: “akosee” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 1:42 pm
Subject: (No subject)
 
Sayın Berna Hanım
 
Sarmısak tedavisi  gerçekten ise yarıyor
 
ben bu  tentürdiyot metodunu duymamıstım
ama iki dis sarmısak ezilip 1-2 su bardağı zeytın yağı ıcınde 
buzdolabında bır gun bekletılıp  daha sonra bu karısımla
o bolgelere parmak masajı yapılıyor. Bu ıslem ozellıkle gece yapılırsave sabah sac yıkanırsa
daha faydalı
 
 
Gecmıs Olsun Acıl sıfalar dılerım.
 
@kose  : )

From: “francoise_belek” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 1:56 pm
Subject: herkese iyi haftalar, yasadigim yer Utrecht, Hollandada bir kare
 


From: “attila kaplan gezgin” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 5:12 pm
Subject: Re: [CeLeBiYiZ.BiZ] iletiler
Güllük ‘te yaşayan bir gurup üyesi olarak Sn Güral Saran’ ve Sn.Musa Gülpınar’a aynen katılıyorum malesef GÜLLÜK kücük bir balıkçı köyü ve LİKYA’lılardan beri liman olarak insanoğluna hizmet etmiş cennet bir bölgemiz iken halen balıkcı köyü,turizm beldesi,sanayi bölgesi,İngilizlerin ülkemizdeki iskan üssü gibi bir çok şeye birden soyunmuş sonuçta inşaat sektörü turizme ,sanayi balıkcılıga,balıkcılık turizme,turizm balıkcılıga yani hülasa hepsi birbirine zarar verir hale gelmiştir.İngilizlere satabilmek için sahilde bile katlı evler yapılmakta orman,deniz,balık üçlemesi kaybolmaktadır.Körfez hepinizin tahmin edebileceği gibi İZMİT körfezi olabilmek çaba ve gayreti içindedir maalesef

From: M.Emin <>
Date: Mon Apr 7, 2008 5:17 pm
Subject: YANIK İZİ HAKKINDA

MERHABALAR

 

GRUBA YAKLAŞIK 5 AYDIR ÜYEYİM. MAİLİ DOĞRU YERE GÖNDERDİĞİMDEN EMİN DEĞİLİM.

SAYIN EMEL ÇALTEPE

YÜZÜNÜZDE Kİ YANIK İZLERİNİ KAYBEDEBİLECEĞİNİZ BİR YÖNTEM VAR AMA 1 AY SONRA Kİ NİŞANINIZA KADAR BİR ŞEY ELDE EDEBİLİRMİSİNİZ BİLMİYORUM. DENEMEKTE FAYDA VAR. HER AKŞAM YATARKEN YANIK İZİNİN BULUNDUĞU BÖLGEYE KANTORON YAĞI SÜRÜNÜZ. KREM SÜRER GİBİ. (MUHTEMELEN HER AKTARDA BULUNUR ) YANIK İZNİN DERİNLİĞİNE BAĞLI OLARAK KISA BİR SÜREDE PROBLEMİNİZİ GİDERİR İNŞALLAH.

 

SELAMLAR.


From: “Ömer Faruk Altuntaş” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 6:50 pm
Subject: 2008 Yahya Kemal Yılı -Özcan PEHLİVANOĞLU

2008 YAHYA KEMAL YILI…
2008 yılı büyük Türk şairi ve fikir adamı Yahya Kemal Beyatlı’nın aramızdan ayrılışının 50. yıl dönümüdür.
Bu sebeple T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2008 yılını Yahya Kemal yılı ilan etmiştir.
Ancak ortalık bu konuda pek sessizdir. Herhalde konu Yahya Kemal olunca bu sessizliği de pek yadırgamamak gerekiyor.
Yahya Kemal ; etnik milliyetçilerin,numaralı cumhuriyetçilerin, AB’cilerin, ABD’cilerin, mandacıların, bölücülerin, tarikat ve cemaatçilerin hoşlanmadığı ve Hiçbir zaman asla hoşlanmayacağı büyük bir Türk evladıdır.
Gazi Paşa’nın etrafında Türk Kurtuluş Mücadelesinin başta Mehmet Akif, Halide Edip, Yakup Kadri olmak üzere diğerleri ile birlikte fikri alt yapısını hazırlamış,sonrasında da ?Türk Rönesansı? olarak nitelendirilebilecek başlangıcı, şiir ve düz yazıları ile kaleme almıştır.
Yahya Kemal belki de bunları yapmaktan yani Türk Milletinin varlığını ortaya koymaktan, hakkımızı hukukumuzu aratmaktan, İstiklal Mücadelesine katılmaktan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna katkıdan ve Büyük Türk Uygarlığı’nı gözümüzün önüne getirmekten dolayı yanlış yapmış hatta suç bile işlemiştir. Bazılarının onun hakkında böyle düşündüğüne yüzde yüz eminim. Başka bir millet ,Yahya Kemal gibi bir değere sahip olsa, kim bilir onun hatırasına neler yapmazdı !!!
Bunları yazıyorum çünkü ölümünden sonra bu büyük şairimiz bazı mihraklar tarafından unutturulmak istenmiştir. İyi ki İstanbul Fetih Cemiyeti,Yahya Kemal’i Sevenler ve Rumeli Türkleri Dernekleri vardı da Yahya Kemal hatırlanır haldedir.
Yahya Kemal’i unutturmak isteyenlerin başında ne yazık ki ; İstiklal Mücadelesinin ruhuna vurgu yapmaktan sürekli kaçarak Çanakkale ruhuna vurgu yapanlar vardır. Onlara göre Çanakkale ‘yi ümmet, İstiklal Mücadelesini millet yapmıştır. Oysa yanıldıkları ya da çarpıttıkları gerçek, her iki mücadeleyi de aynı zamanda Hazreti Peygambere ümmet olan Türk milletinin yapmış olmasıdır. Burada kafa karıştırmak için gösterilen gayret en üst düzeydedir.
Çanakkale ve İstiklal şairi olarak gösterilen Mehmet Akif dini sebeplerle baş tacı yapılıp hakkı teslim edilirken, Yahya Kemal’in hak ettiği ilgiye görmemesi ve geri plana atılması şer güçlerin planlı bir oyunudur.
Çanakkale’de şehit düşen vatan evlatlarının hepsi Türk oldukları ya da kendilerini Türk olarak gördükleri için düşmana karşı savaşmıştır. Ancak ?TÜRK? adından rahatsız olanların, milletimizin düşman karşısındaki mücadelelerini bile ayrıma tabi tutmak sureti ile zihinleri bulandırması ,milletimiz üzerinde ne yazık ki etkili olmaktadır.
Günümüzde Çanakkale Ruhu’nun istismarcıları ,ülkenin değerlerini yabancılara peşkeş çekmiş, ekonomisini Çanakkale’yi geçirtmediklerimize teslim etmiş ve 301. maddeyi kaldırma sözü vererek de dün Çanakkale’de yapılamayanları yapma gayretlerini tamamlama çabasına düşmüşlerdir. Oysa biraz Yahya Kemal’i okusalar ve anlasalardı eminim yaptıklarından müthiş derecede utanırlardı.
Yahya Kemal’i okuduğunuzda zihniniz berraklaşmakta ve Büyük Türk Milleti’nin gerçekleri ile karşı karşıya kalmaktasınız. Böyle bir şair için sessiz kalmak her türlü izahtan noksan olmakla birlikte sessizliğe dair sebepler çok açıktır.
Yahya Kemal Beyatlı bir evlad-ı fatihandır. Osmanlı- Türk Devleti’nin Avrupa’da direnebilmek için başkentini taşımayı ciddi bir şekilde düşündüğü Üsküp şehrinde doğmuş ve büyümüştür. Bu nedenle, Rumeli topraklarımızın her hususiyeti, Yahya Kemal’in şiirini ve fikirlerini doğrudan etkilemiştir. Bunu da ?fatihlerin çocukları? mefhumunun kendisi üzerinde yarattığı tesirin ölünceye kadar silinmeyeceğini söyleyerek,ifade etmiştir.
Günümüz, Türk Milleti’ne sövenlerin, hakaret edenlerin, soykırımla suçlayanların takdir gördüğü ve moda haline geldiği bir zaman dilimidir. Onlar elbette Yahya Kemal’i anacak değildir.
Ancak kendisini Türk Milleti’ne mensup gören ve bundan gurur duyan insanlarımızın Yahya Kemal’i hakkıyla anmaları gerekmektedir.
Bilinmelidir ki; milletimize ve devletimize hizmet edenlerin gerçekte öldükleri günün; unutuldukları gün olduğudur.
Bu sebeple Yahya Kemal’in kalplerimizde ve düşüncelerimizde yaşadığını ispatla yükümlüyüz. Onun için bu büyük şairi ebedi aleme uğurladığımız sürenin 50. yılında doğduğu şehir Üsküp ve hayran olduğu şehir İstanbul başta olmak üzere Türkiye ve Balkanlarda törenlerle anmalıyız. Sanatın evrenselliğini de göz önüne alırsak çoktan bir dünya şairi olmayı hak etmiş olan Yahya Kemal, dünyanın dört bir köşesinde onlarca dile çevrilecek eserleri ile insanoğlu ile buluşturulmalıdır.
Türk Akıncılarının dört nala koşturuşunu Tanrı Dağlarından başlatarak, Tuna’ya, Kosova’ya, Belgrad’a, Budin’e ulaştıran bu büyük adamı velhasıl hem ona hem kendimize yakışır bir biçimde anmalıyız.
T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve Sayın Bakan Ertuğrul Günay’a 2008 yılını ?YAHYA KEMAL YILI? olarak ilan etmiş olmalarından dolayı teşekkür ederim. Yine bunu gündeme taşıyan Hürriyet Gazetesi yazarı Doğan Hızlan’a da müteşekkirim. İstanbul Fetih Cemiyetindeki dostlara yaptıkları hizmetler için söyleyecek söz bulamıyorum. Daima var olsunlar.
İnşallah Yahya Kemal’in Üsküp’lü hemşehrilerinin kurduğu Rumeli Türkleri Derneği ve Vakfı bu konuya el atarlar, hep birlikte Yahya Kemal’i anar ve onun fikriyatını Türk kamuoyunun önüne bir kez daha getirmeyi başarırız.
Biz yapamazsak, Yahya Kemal’in ?1918? şiirinde ;
?vatanda korkulu rü’ya içindeyiz,gerçek
fakat bu çok süremez,mutlaka şafak sökecek
ateş ve kanla siler,bir gün ordumuz lekeyi
bu,insan oğluna bir şeyn olan,mütarekeyi?
diyerek ruh verdiği Türk çocukları bu anmayı hakkıyla yerine getirir ve Türk’e düşman olanların varsa yeni bir mütarekesini, bir kez daha silip atarlar.

Özcan Pehlivanoğlu
RUMELİ BALKAN TÜRKLERİ FEDERASYONU
Genel Başkanı


From: “ismail inal” <>
Date: Mon Apr 7, 2008 3:59 pm
Subject: Re: [CeLeBiYiZ.BiZ] Gündüz gözüyle Kütahya
kütahyalı olarak sana teşekkür ederim

From: cemal özer <>
Date: Mon Apr 7, 2008 6:50 pm
Subject: RE: [CeLeBiYiZ.BiZ] iletiler
Selam çelebi gurubu ailesi  öncelikle   böyle bi gruba  üye olduğum için gerçekten kendimi çok şanslı hissediyorum  ,ve gruba  gelen  birbirnden güzel yazıları ,bilgileri,resimleri  zevkle takip etmeye devam edeceğim saygılar

From: Gulten Yurdagel <>
Date: Mon Apr 7, 2008 3:59 pm
Subject: SACKIRAN HAKKINDA
SARMISAK DISINDA IKINCI BIR YOL DAHA VAR.
KURU FASULYEYI TEMIZ BIR TENEKE USTUNDE VEYA TEFLONDA  KAVURDUKTAN SONRA, HAVANDA DOVECEKSINIZ. SONRA SAF ZEYTINYAGI ILE KARISTIRIRAK, BOLGEYE IYICE MERHEM SEKLINDE SIK SIK SURECEKSINIZ.
SARMISAKLA OVDUKTAN SONRA BU UYGULAMAYI YAPARSANIZ, COK KISA ZAMANDA NETICE ALACAGINIZA EMINIM.
GECMIS OLSUN..
 

gulten yurdagel


From: metin aksoy <>
Date: Mon Apr 7, 2008 7:32 pm
Subject: BALKONDAN BAKAN ORDUMUZMU VAR?

GEÇEN HAFTA YAYINLANAN “32.GÜN” İSİMLİ PROĞRAMDA,ASKERİYEDEN AYRILMI VE ŞİMDİLERDE ÖZELLİKLE YAPMIŞ OLDUĞU KOMPLO TEORİLERİ İLE TANIDIĞIM SAYIN EROL MÜTERCİMLER BENİ DEHŞETE DÜŞÜREN BİR CÜMLE SÖYLEDİ!
“ŞU AN ORDU OLAYLARI BALKONDAN İZLİYOR,GEREKTİĞİNDE MÜDEHALE YAPACAKTIR!”
BU NASIL BİR İZLEMEKTİR VE DAHA NE KADAR BEKLEYECEK MÜDEHALE İÇİN?ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKTİM VE ÇOK SİNİRLENDİM.
YANİ;
TÜM STRATEJİK KURULUŞLAR SATILIRKEN
HUKUK KATLEDİLİRKEN
ATATÜRK’E HAKARET EDİLİRKEN
TÜRKLÜĞE SÖVÜLÜRKEN
VATAN TOPRAKLARI YABANCILARA PEŞKEŞ ÇEKİLİRKEN
EĞİTİM SEVİYEMİZ YERLERE GEZERKEN
FETULLAHÇILAR İYİCE DEVLETE VE HATTA ASKERİYEYE YERLEŞİRKEN
FUHUŞ TAVAN YAPARKEN
PKK ŞEHRE VE MECLİSE İRERKEN
APO İMRALIDAN TALİMATLAR VERİRKEN
YOLSUZLUKLAR ARTARKEN
ÜLKE EKONOMİSİ TAMAMEN YABANCILARA TERKEDİLİRKEN
TARIM SEKTÖRÜ YOK EDİLİRKEN
SÜMERBANK TARİHE GÖMÜLÜRKEN
BÜTÜN TELEFONLAR DİNLENİLİRKEN
ERGENEKON ÇETESİ DİYE VATANSEVERLER İÇERİ ATILIRKEN
MALİYENİN BAŞINDA MALİ SUÇLU BİR ADAM VARKEN
AKBİL DOLANDIRILIĞI DAHİL MAHKEMELİK BİR BAŞBAKANIMIZ OLURKEN
AKP NİN ÇİRKİNLİĞİNİ ORTAYA KOYAN ERGÜN POYRAZ SEBEPSİZ YERE HAPİSTEYKEN
KİMSESİZ YURTLARINDAKİ ÇOCUKLARA TECAVÜZ EDİLİRKEN
ÇOCUK PORNOSUNDA DÜNYA BİRİNCİSİYKEN
TÜRBAN ANAOKULLARINA GİRMİŞKEN
DIŞ BORÇ YARIM TRİLYON DOLAR OLURKEN
BAŞBAKANIN SERVETİ 10 YILDA 3 MİLYAR DOLARA YAKLAŞMIŞKEN
 
UZAR BU LİSTE
UZARRRRRR
 
BU LİSTE UZARKEN ORDU EĞER HALA BALKONDAN İZLEMEKLE YETİNİYORSA
*********************
ATATÜRK BİR DAHA GELMEZ
GELSEDE GALİBA BİR KEZ DAHA BU ÜLKEYİ KURTARMAZ
KURTARMAZ
BU HALK AKILLANMADIĞI SÜRECE
BİN DEFA KURTARSA BU ÜLKEYİ
YİNE OYLAR AKP GİBİ DİN SÖMÜRÜCÜLERİNE VERİLİR
 
ACABA O BALKONDAN İZLEYEN ORDU İÇİNDEN BİR ATATÜRK DAHA ÇIKARMI?
İNŞALLAH…
************************
R.TAYYİB HER KONUŞMASINDA ÜLKE EKONOMİSİN ŞAHLANDIĞINI VE DÜNYADA NEREDEYSE İLK ÜÇE GİRDİĞİNİ SÖYLÜYOR BİR TARAFLARINI YIRTARCASINA!!
 
ÇOK HAKLI!
 
o GELDİĞİNDE ÜLKEDE 3-5 DOLAR MİLYARDERİ VARKEN,ŞİMDİ KENDİSİNİNDE İÇİNDE BULUNDUĞU 25 CİVARINDA DOLAR MİLYARDERİ OLMUŞ!
 
MÜTHİŞŞŞŞŞ!!
 
ÜLKENİN AÇ NUFUSU VE ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞMAYA MAHKUM KÖLELERİ ARTARKEN,DOLAR MİLYARDERİ SAYIMIZIN ARTMASI NE MÜTHİŞ BİR OLAY!!
 
SAYGILAR HERKESE
 
İSMAİL METİN AKSOY


From: ISIK <>
Date: Mon Apr 7, 2008 8:37 pm
Subject: “İRAN”

Merhaba arkadaşlar,
“İRAN” isimli bir slayt gösterisini aşağıdaki linke yükledim. Değişime bir göz atıverin. Saygılarımla…

 

Karanlığın en koyu olduğu an,
Aydınlığın en yakın olduğu zamandır.

                                    Sevgiyle Kalın…
                                            Işık


From: Bandırma Gemisi <>
Date: Tue Apr 8, 2008 8:45 am
Subject: Nerede Kadın Kuruluşları?

HİKMET ÇETİNKAYA

Nerede Kadın Kuruluşları?

Manken Aysun Kayacı , dincilerin, Soros’ un çocuklarının, neoliberallerin, tarikat şeyhlerinin ve müritlerinin, bazı AKP milletvekillerinin hedefi haline getirildi!..

AKP’nin dinci kadrolaşmasını görmeyenler, Aysun Kayacı’nın NTV’deki “Haydi Gel Bizimle Ol” adlı programda gerçekleri dillendirmesi neden bazı kesimlerin tepkisini çekiyor?..

AKP’yi “demokrasinin simgesi” olarak gören okumuş yazmış “ayaktakımı” nı oluşturan “besleme medyanın yazarcıkları” sapla samanı karıştırıp Aysun Kayacı’ya yükleniyorlar…

Aysun Kayacı manken, oyuncu ve TV’lerde program yapan üniversite öğrencisi genç bir kadın…

Haydi Aysun bir yanlış yaptı diyelim…

Peki Kayacı’ya “belden aşağı vuran” AKP milletvekillerine neden tepki göstermiyor bizim sözde liberaller?

Ben Pınar Kür, Müjde Ar, Çiğdem Anad ve Aysun Kayacı’nın NTV’deki programlarının çoğunu izlerim…

İstanbul dışına çıktığımda kaçırdıklarım oluyor…

Aysun, sınıfsal bir gerçeği anlatmak istedi…

22 Temmuz seçimlerinde AKP’nin Güneydoğu’dan, aşiret liderlerinin oylarını 1-2 milyon dolara satın aldığını yolunuz Şanlıurfa’ya düşerse öğrenebilirsiniz..

Ya Fethullahçıların dağıttığı altınlara ne denir?

Barzani’ nin bavullar içinde gönderdiği öne sürülen milyonlarca dolar

Bunlar yalan mı?

Burada “halka güvensizlik” filan değil, bir gerçeğin apaçık ortaya çıkması liberal tosuncukların ve din pazarlamacılarının canını sıkıyor…

***

Bir de AKP İzmir Milletvekili İsmail Katmerci , Samsun AKP Milletvekili Suat Kılıç ın, pardon her konuda bilgi sahibi Şeyh Sait’ in torunu Dengir Mir Mehmet Fırat ın…

AKP’li Katmerci ne diyor:

“Sermayesi, bedeni ve fiziği olanlar, milletin aklını ve sermayesini hafife almasınlar. Onun nasıl para kazandığını biliyoruz. Aşağılık bir kadın. Lanetliyorum…”

Suat Kılıç:

“Bu sözler podyum üzerinde bacaklarıyla olan takımındır.”

Mir Bey:

“Öyle düşünen edepsizler, bizim dedelerimizin şehit olmasıyla, vatan için canlarını vermesiyle bu topraklar üzerinde yaşama imkânına kavuşmuşlar. Bunlar sağlıklı insanlar değil…”

Şimdi ben de oturup Mir Bey’in dedesinin neler yaptığını mı anlatayım?

Bu konu günlerdir konuşuluyor…

Kadın dernekleri ise susuyor. NTV’deki programda Aysun’a salt Pınar Kür sahip çıkıyor.

Oyunu bir torba kömür, bir torba erzak için satan milyonlar var Türkiye’de…

Aysun Kayacı bunları söylüyor…

Güneydoğu’ da kırsalda yaşayan yurttaşlarımızın çoğunluğu ne elektrik faturasını öder ne de vergisini…

Ahırlarındaki hayvanlarını kaçak elektrikle soğuğa karşı korur…

Gözlerimle görmüştüm Silvan’ da. Ahırdaki ineklerini somyaya bağlı kaçak elektrikle ısıtıyorlardı.

Aysun Kayacı demokratik hakkını kullanırken AKP milletvekili Aysun’a belden aşağı vurmayı “demokratik hak” olarak görüyor…

Pınar Kür dışında ne Müjde Ar ne de Çiğdem Anad Aysun’a sahip çıkıyor…

Çok ayıp!..

Elbet alışkınız toplumsal olarak böyle olaylara…

Türkiye’de kadın olmak zor!..

Hele düşüncelerini açıklarsan yandı gülüm keten helva…

Ankara, İstanbul, İzmir, Çanakkale, Samsun, Manisa, Denizli’ deki “Cumhuriyet Mitingleri” ni darbeciler düzenledi diyen düşünce ve düşüncenin “besleme medyası” bu ülkede egemen…

Soytarılar kulübünün zibidileri ceplerini “besleme medya” dan, AB fonlarından doldurup sefa sürdükleri için AKP’ye dokunulmazlık zırhını örüyorlar…

Fazıl Say’ ın da başına benzer şeyler gelmişti…

***

AB ülkeleri bizim Ali Babacan’ ı mı tanıyor yoksa Fazıl Say’ı mı?

Babacan, Fethullahçı okulları açmak için dünyayı dolaşırken Fazıl Say Avusturya ‘nın başkenti Viyana’ yı ayağa kaldırdı…

iki bin kişilik salon tıklım tıklım dolu…

Âşık Veysel’ in “Kara Toprak” yapıtını çalıyor… İki bin kişi ayakta alkışlıyor Fazıl Say’ı…

Abdullah Bey, Tayyip Bey, Mir Bey, Babacan Bey yaşamları boyunca izlediler mi Fazıl Say’ı?

Fazıl Stuttgart’ a geçiyor iki konser için. Oradan Moskova’ya…

Babacan Bey, Fethullah’ ın okullarını açma turunu, Arap şeyhleriyle tanışma turunu sürdürsün!..

Eh, Aysun Kayacı’ya da saldırılar sürecek…

İşleri bu!..


From: “ege sayman” <>
Date: Tue Apr 8, 2008 12:49 am
Subject: Haydi anne-babalar SSK’ya

Anne ve babalar, bugün çocuğunuz için bir şey yapmak istiyorsanız, Sosyal Güvenlik Reformu yürürlüğe girmeden onu mutlaka SSK’lı yaptırın. Yeni kanundan önce ilk defa sigortalı olmak avantajlı. Çocuklarınız şimdiden sigortalı olurlarsa, yeni Sosyal Güvenlik Reformu Kanunu öncesi emeklilik koşullarına tabi olacaklar. Bununla birlikte, SSK’dan emeklilikteki kadınlar için 20 erkekler için 25 yıllık sigortalılık süreleri 18 yaşını doldurdukları tarihte başlayacak, ancak prim ödeme günleri ile emekli maaş hesaplanması eski yasaya göre belirlenecek. Başka bir ifadeyle, 18 yaşını doldurmuş çocuklar, okulda öğrenci olup olmadığına bakılmaksızın yeni yasa çıkmadan SSK sigortalısı olmaları halinde, ileride emekli aylığında reformdan sonra sigortalı olacakların emekli aylığına göre daha yüksek emekli maaşına hak kazanacaklar. Çünkü yasadan sonra sigortalı olanların aylık bağlama oranında kademeli düşüş, prim ödeme günlerinde ise kademeli artış gerçekleşecek.

HANGİ ÇOCUKLAR İÇİN?
“Peki kaç yaşındaki çocuklar?” için diye düşünmeyin. 1 günlük çocuklar bile SSK’lı olabilirler ama çalışmak şartıyla… “1 günlük çocuk nerede çalışır?” diye soruyorsanız, TV’lere bakın… Filmlerde, reklamlarda oynayan bebekler ve çocuklar da yasa gereği sigortalı yapılmak zorunda…


__._,_.___

http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info

Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/CheLeBi
Grup Mail adresi: CheLeBi@yahoogroups.com 

Uyelik icin : CheLeBi-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.

Uyelikten Ayrilma: CheLeBi-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.

Gunde tek mail (sadece düzyazı): CheLeBi-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.

Tatile gidecegim mail gelmesin :) : CheLeBi-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.

Mailler Normal gelsin : CheLeBi-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.

750 kb asan videolarinizi chelebivideo@gmail.com adresine atabilirsiniz.

http://www.gruplar.info

Recent Activity

Visit Your Group

Moderator Central

An online resource

for moderators

of Yahoo! Groups.

Cat Groups

on Yahoo! Groups

Share pictures &

stories about cats.

Y! Messenger

Want a quick chat?

Chat over IM with

group members.

.


__,_._,___

Leave a Reply